Hakkımda
En Komik Blog adı üstünde hayatınızda karşınıza çıkan en komik blog. Gülme krizine gireceksiniz. Tatil, seyahat, otel aramanıza gerek yok, burada yeterince eğleneceksiniz...
Sponsor
Google Adsense'den Reklam alarak Blog sitenizden gelir elde edin.Aşağıdan başvurabilirsiniz...
Adsense Hakkında Ayrıntılı Bilgi İçin Aşağıdaki linki tıklayın... :
- Adsense Hakkında Herşey
Kategoriler
Son yorumlar
Son Yazılar
Bağırmayan taraftar yırtılsın gitsin ! Karton taraftarlardan ned
Bağırmayan taraftar yırtılsın gitsin !
Karton taraftarlardan nedir bu çektiğimiz...!
Geçen sene Dünya Kupası'na katılmayı son anda kaçırdığımız olaylı İsviçre maçından sonra başımıza bir şeyler geleceğini tahmin ediyorduk. Geldi de nitekim. Neyse ki insaflı davrandılar. Birkaç maç seyircisiz oynama cezasıyla yırttık. Ama şimdi cezanın uygulanma vakti geldi çattı. Futbolcularımız gurbet ellerde kendilerini 'öksüz ve yetim' gibi hissetmesin diye bir firma şöyle bir fikir geliştirmiş; Tribüne karton maketten seyirci figürleri konacak, futbolcu seyircisi önünde oynadığını düşünüp rahatlayacak. Ama karton seyirci uygulamasının kendi içinde bazı sakıncaları var.
Karton seyirci tek başına yetmez. Onları havaya sokacak bir de karton amigoya ihtiyaç var.
Karton seyirci kılığına girmiş bazı gerçek taraftarlar araya karışabilir, en olmadık anda sahaya dalabilir
AL SANA ÜÇ MAÇ CEZA
Rüzgardan bir pano havalandı, rakip takımın oyuncusunun üstüne düştü. Buyur bakalım. Al sana ceza. 3 maç karton seyircisiz oynama cezası.
Diyelim mağlup durumdayız. Kale arkalarına taraftar desteği lazım. Hadi işin yoksa al eline makası, taraftar kes.
Taraftar karton olunca tezahürat da hikaye oluyor tabii. Birilerinin çıkıp taraftarı gaza getirecek şekilde bağırması lazım. Örneğin; "Burası matbaa, basımevi değil! Bağırmayan taraftar yırtılsın gitsiiiiin!" İyi de kim bağıracak?!
Bi de bunun aksini düşünelim; milli takım karton taraftar önünde çıktığı tüm maçları farklı biçimde kazanırsa ne olacak? Ya biri çıkıp da "İyi böyle bak uğurlu geldi" deyip; totem yapmaya kalkarsa, bundan sonra milli takımın maçlarını stattan seyretmek hepten hayal olursa?!
GİTTİ GÜZELİM TRİBÜN
Seyirci karton diye önlem almazsa elin polisi ne olacak? Ya bizim karton taraftarın arasına birkaç gerçek rakip taraftarı girerse, ellerindeki maket bıçaklarıyla bizim taraftarı keserse?! Al sana, gitti güzelim tribün desteği.
Maç sırasında rakip seyirci stat dışından, yaktığı meşaleleri bizim tarafa atarsa, bizim taraftarlar alev alır, tutuşur, çıra gibi yanarsa?! Bir defa yandık, bir daha yanmayalım.
29/9/2007 | Kategori:Karmakarisik Komikler | (yok) Yorum yaz! Baglanti
Motorsiklet kullanmanızı aileniz veya çevreniz istemiyormu? Bu y
Motorsiklet kullanmanızı aileniz veya çevreniz istemiyormu? Bu yazıyı onlara mutlaka okutun...! "Bir babanın oğluna motorsiklet ile ilgili nasihati...
Bak oğlum, birçok babanın korkusu oğlunun motosiklete binmesidir.Ölümden ve başka her türlü tehlikeli durumun çocuklarının başına gelmesinden korkarlar.
Benim senin başına gelmesinden en çok korktuğum şey ise hayatın zevklerini almadan yaşayan bir eğreltiotu olmandır.
Eğer yapmak istediğin şey orada duruyorsa ve aranızda bir tehlike dikilmişse, senin yapman gereken o tehlikeyi bertaraf edip, istediğin şeye ulaşmaktır. İşte bunu yapamazsan hayatın ancak bir eğreltiotununki kadar heyecanlı olabilir.
Motosiklete bin oğlum, ama dikkat et, Motosiklet tehlikelidir.
O tehlikenin üzerine aptal gibi gitme. Unutma Sun Tzu der ki; "kötü komutanlar önce savaşa girer, sonra nasıl kazanacağını düşünürler; iyi komutanlar önce nasıl kazanacağını bulmadan savaşa girmezler".
Önce viraja girip de sonra nasıl çıkacağını düşünen aptallardan olma.
Tehlikeleri en küçüğüne kadar bertaraf et. Hep tam koruma kullan, bakımsız motorla yola çıkma, alkollü ya da yorgun binme, kafan bozukken taksi tut, bilmediğin yolda risk alma, diğer araç sürücülerinden köşe bucak kaç.
Tehlikeleri nasıl dibine kadar bertaraf edeceğini bilemiyorsan sakın motosiklete binme, çünkü o zaman bu işi beceremezsin demektir.
Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet aşktır. Sadece kızlardan bahsetmiyorum, motosiklet macerası yaşam aşkıyla doludur.
Güneşi batıracağın yeri bilmek, üzerinde yaşadığın toprakları karışı karışına gezmek, her yaş ve meslekten insanla yolunu paylaşmak ve bindiğin makinenin üzerinde sanki çığlık atarmış gibi kopup gitmek, hayatı dibine kadar yaşamak, ancak bu araçla mümkündür.
Motosiklet macerasının içinde yaşam aşkı olmayan insanların tek yaptığı ise teknik detayları birbirlerine anlatarak kocaman, yararlı ama sıkıcı bir ansiklopediyi yaşayıp gitmektir.
Aşkın ucunu bırakma, heyecanlı ve renkli ol, sıkıcı olma. Sıkıcı olacaksan arabaya binip, hafta sonları futbol, akşamları ana haber seyrederek yaşayabilirsin, motosiklete ihtiyacın yok.
Günü yakalamayı bil oğlum, motosiklet senin yaşama enstrümanındır.
Kızlardan bahsetmiyorum dediysem, o kadar da demedim tabi. Hani bazen pembe bir Vespa üzerinde pembe kaskla kuğu gibi giden pembe pantolonlu bir kız görürsün ya? Git yanaş, merhaba de ona. Seni terslerse, kıza efendi gibi bir selam çakıp gazla bana gel, ensene bir tane patlatayım, sonra bira içmeye gideriz. Hayatı böyle yaşayacaksın işte, öküz gibi, ödlek gibi değil. Hem efendiliğini bozmayacaksın, hem de çılgınlığını koruyacaksın.
Ha hoşlandığın bir kız mı buldun? At motorunun arkasına, Datça'ya götür onu, Knidos'un sularıyla yıka. Can Yücel'in en sevdiğin şiirlerini okurken batan güneşi izlet ona, Domuzbükü'nde yıldızları ört üstüne uyusun. Sonra bu macera için bana teşekkür edeceksin.
Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet isyandır.
İnsanlık tarihi popüler kültürler ve onlara tepkiyle gelişen kültlerle doludur. Rock tarihi, 68 kuşağı, Avrupa bohemleri, Beatnick'ler hep aynı heyecanla tutuştular. Bugün bu ateş bir miktar sönmüş görünse de sen buna aldanma. İnsanoğlunun doğasında isyan vardır ve motosiklet bunun dışa vuruluş şekillerinin en güzellerinden biridir. Motosiklet bir ulaşım aracı değildir, bir isyan aracıdır, bunu kafandan çıkarma.
Hayatın rutinlerine dikkat et oğlum. Efendi ol ama içindeki serseriyi korumayı bil, akşam eve gelince takım elbiseni çıkarıp deri montunu giy.
Her zaman kravatın olabilir ama hiç yuların olmasın, her zaman bir patronun olabilir ama hiç efendin olmasın. Eğer seni zincirliyorlarsa o patronu, arkadaşı ya da sevgiliyi dehleyip, kravatı çöz, kol saatini fırlatıp at, gemileri yakmayı bil.
Hayatımda tanımaktan keyif aldığım insanların neredeyse hepsi, günü geldiğinde hayatında radikal değişiklikler yaparken gözünü kırpmamış insanlardır.
Ve bu insanların neredeyse hepsi motorcudur.
Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet dostluktur.
Bir motosiklet grubuna mutlaka gir. O Motosiklet grubunun içerisindeki bir kavgaya ise asla girme. Unutma ki insanın olduğu yerde sevgi de vardır, kavga da vardır. Toplumdan soyut yaşama, yolu paylaş. Ama kimliğini de kaybetme, yolunu şaşırma. Toplumun içinde dur, ama tek başına ayakta dur, sonuçta yol yalnız senin yolundur unutma.
Herkesle konuştuğun gibi, her tip motora da bin, tutucu olma. "Chopper gitmiyor, dönmüyor" diyenleri takma, altındaki V motorun ritmiyle dans etmeden isyanın ruhunu anlayamazsın. Sıkı bir enduroyla off-road yapmadan doğaya fazla kavuşamazsın. İbrende bir kez olsun 200'leri görmeden de adrenalin seni ilk defa içki içmiş 15 yaşındaki kız gibi sarhoş eder durur. Herkesi dinle ama hiç kimseye kulak asma. Motosiklet türlerinin her biri farklı amaçlarla üretilmiştir, birini seçeceksen seç, ama hepsiyle barışık ol, hiçbirinin fanatiği olma.
Motosiklete bin oğlum, çünkü ben hep motosiklete bindim.
Ve şu hayatımda yaptığım en iyi şeylerden biri bu. Tek bir dakikasından bile pişman değilim ve iyi kötü her maceramın kıymetini bildim.
Hayatta öğrendiğim birçok şeyi bu iki tekerlekli cansız makineden öğrendim.
Motosikletle yaşa oğlum ve aradan yıllar geçerse ve ben motosiklete binemeyecek durumda olursam, gel bana maceralarını anlat, nereleri keşfettiğini, kimlerle hırlaştığını, kimlerle dost olduğunu, hangi şarabı kiminle içip, hangi güneşi nerede batırdığını.
Eğer ben ölmüşsem de çok önemseme. Motor üzerinde ölmüşsem neden pişman olmadığımı anlayacak tek kişi sen olacaksın. Eğer ölmemişsem şu pembeli kıza sor bakalım ablası var mı?
Sana bırakacağım en büyük miras, işte bu hayat rehberi, motosikletli hayatın ta kendisidir.
Motosiklete bin oğlum, çünkü motosiklet hayatın ta kendisidir.
22/9/2007 | Kategori:Karmakarisik Komikler | (yok) Yorum yaz! Baglanti
Lost Dizisi insanları nasıl bu kadar kendine bağlıyor ? Nedir bu
Lost Amerikan yapımı bir dram dizisidir. Türkiye'de Dizimax kanalında gösterilmekte olan dizi, 1 Altın Küre ve 6 Emmy olmak üzere 28 ödül almıştır. Korkunç bir uçak kazası sonucu ıssız bir adaya düşüp kurtulmayı başaran 48 kazazedenin bu gizemli adada karşılaşacakları maceraları konu alan bir dizi. Diziyi seyretmediyseniz mutlaka seyredin, hayata bakış açınız
değişecektir...
Sawyer'ın ince esprileri ve taktığı lakaplar, Hurley'in başına gelenler diziyi komikte yapıyor...
Dizinin ilk 3 sezonunun Dvd'leri piyasada...Lost dizisini izledikten sonra tatile gitme hayalleriniz arasına artık Lost dizisinin çekildiği Hawai'yi de mutlaka ekleyeceksiniz...
LOST Dizisi Hakkında Ayrıntılı Bilgi İçin burayı Tıklayın...!

25/8/2007 | Kategori:Karmakarisik Komikler | (yok) Yorum yaz! Baglanti
En Komik Blog'ta bol bol güleceksiniz...
22/8/2007 | Kategori:Karmakarisik Komikler | (yok) Yorum yaz! Baglanti
.jpg)
